ALINTILAR VE
BAĞLANTILAR
ULUS NEDIR
?
Ulus sadece tarihi bir
kategori değil, fakat belirli bir çağın, yükselen
kapitalizm çağının bir tarihi kategorisidir.
Feodalizmin tasfiye ve kapitalizmin gelişme süreci,
aynı zamanda insanların uluslar biçiminde
birleşme sürecidir . Bu topluluk bir ırk
ve bir aşiret topluluğu değildir. STALİN
ILHAK NEDİR?
"ilhaka karşı çıkmak,
ulusların kaderlerini tayin hakkını tanımaktan başka
bir şey değildir".
biz, ilhaklara, zorla gerçekleştirildiği için
değil, başka nedenlerle karşıyız.
Sosyal-demokratlar statükodan yana da olamazlar. Ne
kadar evirip çevirirseniz, gene de ilhak, bir
ulusun kendi kaderini tayin etme hakkının
çiğnenmesidir, halkın iradesine karşı olarak
devlet sınırlarının saptanmasıdır. LENİN
İLHAKLARDAN YANA MI, YOKSA İLHAKLARA KARŞI MI?
Tezleri yazanlar, bu tuhaf
beyanlarını haklı göstermek için,
"emperyalizm çağında
yurt savunmasının, kendi
burjuvazisinin yabancı halkları
ezme hakkını savunmak olduğunu
ileri sürüyorlar.
Ama bu, yalnızca emperyalist
savaş için doğrudur, yani
emperyalist devletler ya da
emperyalist devletler grupları
arasındaki savaş için,
savaşan iki tarafın "yabancı
halkları" ezmekle yetinmeyerek,
kim daha çok halkı ezecek diye
birbirlerine karşı savaş
açtıkları durumlar için doğrudur.
Böyle bir iddiada marksizmin
zerresi yoktur, bunu genel
olarak devrimci de sayamayız. Eğer
sosyalizme ihanet etmek
istemiyorsak, başlıca düşmanımız
olan büyük devletlerin
burjuvazisine karşı her türlü
ayaklanmayı desteklemeliyiz,
yeter ki, bu ayaklanma,
gerici sınıfın bir hareketi
olmasın. İlhak edilmiş
bölgelerin ayaklanmasını
desteklemeyi reddetmekle, biz,
nesnel olarak ilhakçı durumuna
düşeriz. Proletarya,
özellikle, doğan toplumsal
devrimin çağı olan "emperyalizm
çağında" ilhak edilmiş
bögelerin ayaklanmasını bugün
olanca gücüyle destekleyecektir
ki, yarın ya da aynı anda, bu
ayaklanma yüzünden zayıflamış
bulunan "büyük" devletin
burjuvazisine karşı saldırıya
geçebilsin. LENİN
EKİM DEVRİMİNİN DÜNYA
ÖLÇÜSÜNDEKİ ÖNEMİ
"""ulusal
sorun, ulusal boyunduruğa karşı
savaş gibi özel bir sorun
olmaktan çıkıyor, ulusların,
sömürgelerin ve
yarı-sömürgelerin emperyalizmden
kurtuluşu genel sorunu haline
geliyor.
İkinci Enternasyonalin ve onun
önderi Kautskynin en büyük
günahı, durmadan ulusların
kendi kaderlerini tayin etme
hakkı konusunda burjuva
kavramına doğru sapmaları,
bu hakkın devrimci anlamını
kavramamaları, ulusal sorunu,
emperyalizme
karşı açık savaşımın devrimci
alanına koymayı bilmemeleri
ya da istememeleri, ulusal
sorunu sömürgelerin kurtuluşu
sorunuyla bağlamayı bilmemeleri
ya da istememeleridir. STALİN
ULUSLARIN KENDİ KADERLERİNİ TAYİN ETMESİ NEDİR?
Bunun yanıtını, türlü hukuk "genel
kavramlarından" çıkarılan
hukuksal tanımlamalarda mı
aramalıyız, yoksa, ulusal
hareketlerin tarihsel ve
iktisadi incelemesinde mi
bulmaya çalışmalıyız.
Bir
marksistin ele almaktan
kaçınamayacağı bu sorunun
açık-seçik ve tam olarak ifade
edilişi, Rosa Luxemburg'un
kanıtlarının onda-dokuzunu hemen
sarsardı.
Ulusal ilişkiler bakımından,
kapitalizmin gelişmesi için en
elverişli koşulları, kuşkusuz,
ulusal devlet sağlar. Bu,
elbette ki, böyle bir devletin,
burjuva ilişkileri koruduğu
sürece, ulusların
sömürülmesini ve ezilmesini
önleyebileceği anlamına gelmez.
Bu, ancak, marksistlerin,
ulusal devletler kurma özlemini
doğuran güçlü iktisadi etkenleri
görmezlikten gelemeyecekleri
anlamına gelebilir. Bu,
marksistlerin programındaki "ulusların
kendi kaderlerini tayin etmeleri"
ilkesi, tarihsel ve iktisadi
bakımdan, siyasal kaderlerini
tayin etme, siyasal bağımsızlık,
ulusal bir devletin
kurulmasından başka bir anlama
gelemez demektir.
LENİN
DEVAM |