ALINTILAR VE
BAĞLANTILAR III
Ulusal Sorun ve Ulusal Kurtuluş Savaşları
".Sosyalizm
ve Savaş adlı
broşüründe parti
kararları....sosyalistlerin,
'ata topraklarının savunulması'
için verilen savaşları ya da
'savunma' savaşlarını",
yalnız "yabancı baskısını
yok etme" anlamında, "haklı,
ilerici ve adil gördüklerini"
açıkça belirtir. Broşür,
Rusya'ya karşı İran "vb."
örneğini anar ve şöyle der: "Bu
savaşlar, ilk saldıran kim
olursa olsun, haklı,
savunma savaşlarıdır;
herhangi bir sosyalist, ezen,
köleci ve yağmacı "Büyük"
Devletler karşısında
ezilen, eşit görülmeyen ve
bağımlı devletlere zafer diler."
LENİN
ÜTOPYACI KARL MARX VE PRATİK ROSA LUXEMBURG
1864'te Enternasyonalin
Bildirisini kaleme alırken Marx,
Engels'e Mazzini'nin
milliyetçiliğine karşı savaşım
vermek zorunda kaldığını yazdı,
ve şunları söyledi:
"Bildiride, uluslararası
siyasete ayrılan yerlerde,
ulusal-topluluklardan
değil ülkelerden
sözediyorum, ve küçük
ulusları değil Rusya'yı
eleştiriyorum." Marx'ın "işçi
sorununa" oranla, ulusal sorunun
ikincil bir sorun olduğu
konusunda kuşkusu yoktur.
Bekleneceği gibi, tartışma,
bizi, genel olarak, 'ulusal-topluluk
sorununa' ve bu sorun
karşısındaki tutumumuzun ne
olacağına götür...
Marx'ın bütün bu eleştirici
sözlerinden çıkan sonuç açıktır:
ulus sorununu bir fetiş
haline getirecek son sınıf, işçi
sınıfı olacaktır.. LENİN
ULUSAL KÜLTÜR"
Her ulusal kültür, gelişmiş
olmasa bile, demokratik ve
sosyalist bir kültürün öğelerini
içerir, çünkü her ulusta,
yaşam koşulları zorunlu olarak
demokratik ve sosyalist bir
ideolojiyi doğuran, sömürülen
bir emekçi yığını vardır. Ama
her ulusta, aynı zamanda
(çoğunlukla aşırı gerici ve
yobaz nitelikte olan) bir
burjuva kültür de vardır ve bu,
ulusal kültürün "bir öğesi"
olarak kalmaz, egemen kültür
biçimine bürünür. Böylelikle,
"ulusal kültür", genel olarak
büyük toprak sahiplerinin,
papazların ve burjuvazinin
kültürüdür.
Burjuva milliyetçiliği ve
proleter enternasyonalizmi,
kapitalist dünyanın iki büyük
sınıf kampına tekabül eden ve
ulusal sorunda iki ayrı siyaseti
(hatta iki ayrı dünya
anlayışını) ifade eden, "birbiriyle'
bağdaşmaz iki slogandır.
Ulusal kültür sloganını
savunarak, "ulusal kültürel
özerklik" denen şeyin planını ve
pratik programını bu slogana
dayandırarak, bundçular,
gerçekte, işçi çevrelerinde
burjuva milliyetçiliğini
yaymaktadırlar
LENİN
"ULUSAL ÖZÜMLEME" UMACISI
Kim
ulusların ve dillerin eşitliğini
tanımıyor ve savunmuyorsa, kim
her türlü ulusal baskı ya da
eşitsizliğe karşı savaşmıyorsa,
o, marksist değildir. Bundan
hiç kimsenin kuşkusu yoktur.
Ama şundan da hiç kimsenin
kuşkusu olmaması gerekir ki,
başka bir ulusun marksistini
"ulusal özümleme" fikrine sahip
çıkmakla suçlayan sözde-marksist
de, gerçekte basit küçük-burjuva
milliyetçisinden başka bir şey
değildir. LENİN
ULUSAL KÜLTÜR ÖZERKLİĞİ"
En "adil", "saf", en ince ve en
uygarı olsa bile, marksizm
milliyetçilikle bağdaşamaz
Ulusal özerklik (nationalité)
ilkesi, burjuva toplumda,
tarihsel bakımdan kaçınılmaz ve
zorunlu bir ilkedir ve bu
toplumu ele alan bir marksist,
ulusal hareketlerin tarihsel
haklılığını, kesin olarak kabul
eder. Ama bu
kabul edişin, milliyetçiliği
savunma biçimini almaması için,
o, ulusal hareketlerde
ilerici ne varsa ancak onu
desteklemekle yetinmelidir;
öyle ki, proleter bilinci,
burjuva ideolojisi tarafından
karartılmış olmasın.
ÖNCEKİ
SAYFA -
DEVAM |