EMPERYALİST "ULUS" VE "ULUSALCILIĞINA" KARŞI
EZİLEN EMEKCİ HALKLARIN "ULUS" U VE "ULUSALCILIĞI"  İÇİN

.ÖXÜZ E KARŞI İNSAN ---- "YEME"K LE "EMEK" ARASINDAKİ  MÜCADELE

ULUS, ULUSALCILIK, ULUSAL KURTULUŞ SAVAŞLARI ve ULUSLARIN KENDİ KADERİNİ TAYİN HAKKI ÜZERİNE

 
 

Giriş  Ana Sayfa

Marksist Ustalardan
Alıntılar ve bağlantılar I

Alıntılar ve bağlantılar II
Alıntılar ve bağlantılar III

Alıntılar ve bağlantılar IV
Alıntılar ve bağlantılar IV


MARKSİST YAZILARDAN
Alıntılar ve bağlantılar I
Alıntılar ve bağlantılar II
 

Marksist Kaynaklar

ULUS NEDIR?

ILHAK NEDİR?

MODERN SÖMÜRGECİLİK TEORİSİ

İLHAKLARDAN YANA MI, YOKSA İLHAKLARA KARŞI MI?

EKİM DEVRİMİNİN DÜNYA ÖLÇÜSÜNDEKİ ÖNEMİ

ULUSLARIN KENDİ KADERLERİNİ TAYİN ETMESİ NEDİR?

ULUSAL SORUNUN ELE ALINIŞI ÜZERİNE

SORUNUN SOMUT TARİHSEL KONUMU

SORUNUN SOMUT ÖZELLİKLERİ

ULUSAL SORUNDA "PRATİK OLMA"

Ulusal Sorun ve Ulusal Kurtuluş Savaşları

ULUSAL SORUNDA LİBERAL BURJUVAZİ VE SOSYALİST OPORTÜNİSTLER

ÜTOPYACI KARL MARX VE PRATİK ROSA LUXEMBURG

ULUSAL KÜLTÜR"

"ULUSAL ÖZÜMLEME" UMACISI

ULUSAL KÜLTÜR ÖZERKLİĞİ"

ULUSLARIN EŞİTLİĞİ VE ULUSAL AZINLIĞIN HAKLARI

MERKEZİLEŞME VE ÖZERKLİK

EMPERYALİZM, SOSYALİZM VE EZİLEN ULUSLARIN KURTULUŞU

ULUSLARIN KADERLERİNİ TA YİN HAKKı SORUNUNUN PROLETER DEVRİMCİ SUNULUŞU

ULUSAL SORUNDA MARKSİST VE PRUDONCU GÖRÜŞ

ULUSLARIN KADERLERİNİ TAYİN HAKKI BAKIMINDAN ÜÇ TİP ÜLKE

SOSYALİZM VE ULUSLARIN KADERLERİNİ TAYİN HAKKI

ULUSAL SORUN VE SÖMÜRGELER SORUNU ÜZERİNE TEZLERİN İLK TASARISI

ULUSAL-TOPLULUKLAR YA DA "ÖZERKLEŞTİRME" SORUNU

P. KİEVSKİ'YE (Y. PİYATAKOV) YANIT

Marksizmin Bir Karikatürü ve Emperyalist Ekonomizm

Lenin: II. Enternasyonalin İflası

Komintern’in Dördüncü Kongresi Tarafından Kabul Edilen Taktikler Üzerine Tezler
Lenin: Sosyalizm ve Savaş

Lenin: Emperyalizm ve Sosyalizmdeki Bölünme

Komintern’in Dağıtılması Hakkında Dimitrov Komintern’e Katılmanın “21 Koşul”u

Komintern’in Dağıtılması Üzerine

Lenin: Avrupa Birleşik Devletleri Sloganı Üzerine

Burjuva Demokrasisi ve Proletarya Diktatörlüğü

 

MERKEZSİZ DÜNYA YALANI VE “ULUS-DEVLET TÜKENDİ” SAHTEKARLIĞI

Postmodern gericilik tarafından da “sol” cenahtan desteklenen “merkezsiz dünya” yanılsaması, “küreselleşme çağında ulus devletlerin geçersizleştiği” ve ulusal çaptaki her türden devrimci girişimin artık yalnızca imkânsız değil aynı zamanda aptalca olduğu yolundaki yaygın inanış, yeni sürecin en önemli ideolojik saldırısının sonucudur.

Ulus devletlerin küçülerek yok olmaya doğru gittiği iddiasının açık bir sahtekârlığa denk düştüğünü ve tam aksine yeni süreçte devletlerin kapitalist ekonomideki ağırlığının 1945-80 dönemine göre farklı bir yoldan da olsa daha da arttığını, dolayısıyla emperyalist devletlerden bağımsız, merkezsiz bir sömürü ortamının gerçekte mevcut olmadığını Sosyalist Barikat’ın son üç sayısında yayınlanan “Devlet, Değişim ve Devrimci Olanaklar” yazımızda yeterince göstermiştik. Bu yanılsamanın tersine son on yılda emperyalist devlet yapıları, özellikle de ABD emperyalizmi, Sovyet tehditi bahanesine yaslanılan eski zamanlara oranla çok daha büyük bir baskı ve zor aygıtı inşa etmiş ve askeri harcamaları/yatırımları birkaç misli artırmıştır.

Bu iddianın yeni sömürge ülkeler açısından da geçerli olmadığı son derece net biçimde ortadadır. Yeni sömürgeciliğin derinleştirilmekte olan güncel biçimlerinde belli bazı ülkelerin “eksen” olarak seçilmesine de bağlı olarak politik bağımlılık ilişkisi yeni ve daha “içsel” bir biçim almakta, ancak iddianın tam tersine bu ilişki geçmişe göre “kukla” tanımlamasını çok daha fazla hak etmektedir. Özellikle Türkiye örneğinde görüldüğü gibi parlamenter alanı da etkisizleştiren ve kilit ekonomik, politik, askeri konuları daha derindeki bir oligarşik yapı üzerinden yürüten bir tarz, bu kukla oyununun en belirgin biçimidir. “Devletin küçültülmesi” adı altında yapılan neoliberal operasyonla sosyal kurumlar tasfiye edilirken, öte yandan ekonominin ve temel politik-askeri kurumları normal siyasal işleyişin tümüyle dışına çıkarılarak daha da “özerkleştirilmiş”, böylece, ithal ikameci döneme oranla çok daha fazla dışa bağlanmış olan politik-iktisadi yapı, artık özel dışsal direktif ve darbelere gerek kalmayacak ölçüde derin ilişkilerle emperyalist metropollerin denetimi altına sokulmuştur. Neoliberal ideologların bütün bu içiçelik ve ‘tam bağımlılık” ilişkilerini “ulus devletin aşılması ve küreselleşmenin icaplarına uyulması” olarak göstermesi ise tümüyle sahtekârlıktır; tam tersine yeni süreç, “ulus-devlet”in artık “aşıldığını” değil, Türkiye ve benzeri ülkelerde gerçekten “ulusal” hiçbir kırıntının bırakılmadığını, her şeyin sefil bir soysuzluk ve onursuzluk batağına battığını göstermektedir.

Öte yandan daha alt kategorilere, yani dünyanın “kaybetmişleri”ne, “en dibe itilmiş olanlara” gelindiğinde ise, bu ülkelerde durum daha vahimdir ve hiçbir yanılsamaya yer vermeyecek ölçüde açıktır. Hatta bazı ülkeler bağlamında düşünülürse, emperyalizm, neredeyse eski açık işgal biçimlerini ve sömürge valiliği uygulamalarını aratır bir yeni tarza da yönelmiştir. Bugün Somali’den Afganistan’a birçok ülkede düpedüz açık emperyalist işgal vardır ve askeri valilik uygulamasıyla “kukla” hükümetlerin sefil bileşimlerinden oluşan bir siyasal statü sürdürülmektedir. Muhtemelen Irak için tasarlanan gelecek de bundan farklı olmayacaktır; daha şimdiden ABD ordusunun bölgede uzun süre kalacağı ve “Irak Muhalefeti” denilen kuklalar koalisyonuyla birlikte ülkeyi yöneteceği dillendirilmektedir. Öte yandan Venezuela’da bir kez denenip fiyasko ile sonuçlanan darbenin başka biçimlerde yeniden organize edilmesi, örneğin büyük bir istikrarsızlık sonucunda bir BM müdahalesi operasyonuna başvurulması ihtimal dışı değildir. Emperyalizm yarattığı yanılsamalı ortamda, klasik sömürgeciliğin bir biçimi olarak bu tür manda rejimlerini meşrulaştırıyor.

Yani sonuçta, ne emperyalist metropoller bağlamında ne de bağımlı ülkeler çerçevesinde ilişki ve çelişkilerin devletsel ve ulusal alanın dışında gerçekleştiği ve öyleyse günümüz dünyasında herhangi bir biçimde bağımsızlık-ulusal devlet iddiasının, dolayısıyla devrimlerin anlamsızlaştığı yolundaki yaygara, yaygın olduğu ölçüde de yanlıştır.

M. SEYHAN, Barikat

 

 Mülkiyet - Kopya Hakki YOKTUR.. iceriği değiştirilmeden İsteyen istediği yerde yayınlayabilir