ALINTILAR VE
BAĞLANTILAR II
ULUSAL SORUNUN ELE ALINIŞI ÜZERİNE
Komünistlerin ulusal sorunu ele
alış biçimi, II. ve II
buçukuncu Enternasyonal
politikacılarının, her türlü
sosyalist, sosyal-demokrat,
Menşevik Sosyal-Devrimci ve
benzeri partilerin sorunu
koyuşundan özsel olarak
ayrılır.
Özellikle önemli dört temel
etken vardır, ve bunlar, ulusal
sorunu ele alışın yeni biçimini
en iyi şekilde karakterize eder
ve ulusal sorunun yeni ve
eski kavranışı arasına bir sınır
çizgisi çeker
*Birinci etken, kısmi bir sorun
olarak ulusal sorunun, genel
sorun olarak sömürgelerin
kurtuluşu genel sorunu ile
kaynaşmasıdır.
*İkinci etken, ulusların kendi
kaderini tayin hakkı muğlak
sloganı yerine, ulusların ve
sömürgelerin devlet olarak
ayrılma, bağımsız bir devlet
kurma hakkı berrak devrimci
sloganının geçirilmesidir
*Üçüncü etken, ulusal ve
sömürgesel sorunla, sermayenin
egemenliği, kapitalizmin
devrilmesi, proletarya
diktatörlüğü sorunu arasındaki
organik bağın ortaya
çıkarılmasıdır.
*Dördüncü etken, çeşitli
milliyetlerin emekçi
kitleleri arasında kardeşçe bir
işbirliği kurmanın koşullarından
biri olarak, ulusal sorunun
içine yeni bir unsurun,
milliyetlerin fiilen (ve
yalnızca hukuken değil) eşit
kılınması unsurunun
getirilmesidir ..STALİN
SORUNUN SOMUT TARİHSEL KONUMU
Herhangi bir toplumsal sorun
incelendiğinde, o sorunun,
belirli tarihsel sınırlar içinde
formüle edilmesi, ve eğer
özel olarak bir ülke
sözkonusuysa (örneğin belli bir
ülke için ulusal program gibi) o
ülkeyi öteki ülkelerden aynı
tarihsel dönem içinde ayırdeden
özelliklerin hesaba katılması,
marksist teorinin kesin bir
gereğidir.
İlkin, ulusal hareket bakımından
birbirinden esasta farklar
taşıyan kapitalizmin iki dönemi
arasında kesin bir ayrım
yapılmasını gerektirir...Belirli
bir ülkenin marksistleri, bu
genel tarihsel ve somut
koşulları hesaba katmadan ulusal
programlarını saptayamazlar.
Ve, işte burada, biz, Rosa
Luxemburg'un iddialarındaki en
zayıf noktayla karşılaşmış
oluyoruz. LENİN
SORUNUN SOMUT ÖZELLİKLERİ
Ayrı ayrı ülkelerin, siyasal ve
iktisadi gelişmesinin ve
marksist programlarının
kıyaslanması, Marksist açıdan
pek büyük önem taşır...Rosa
Luxemburg, burada, en
önemli şeyi gözden kaçırmıştır:
burjuva demokratik devrimi uzun
zamandan beri tamamlamış olan
ülkeler ile bu devrimi henüz
tamamlamamış olan, ülkeler
arasındaki farkı.
Bu fark, sorunun özüdür.
Bu farkın tam olarak gözden
kaçırılması, Rosa Luxemburg'un
pek uzun yazısını,boş,
anlamsız, yavan sözler
dermesine
çevirmektedir.........içinde
yaşadığımız dönemde,
ulusların kendi kaderlerini
tayin etme hakkının tanınması
sorununu, ülkemizin özellikle
acil bir sorunu haline getiren
şey, Rusya'da, ulusal
sorunun kendine özgü somut
tarihsel özellikleridir.
LENİN
ULUSAL SORUNDA "PRATİK OLMA"
Proletarya her türlü
ayrıcalığa, her türlü istisnai
işleme karşıdır.
Proletaryanın "pratik olmasını"
isteyenler, burjuvazinin
kuyruğuna takılmaktadırlar,
oportünizme düşmektedirler.
Her
ulusun ayrılma hakkı için
"evet" ya da "hayır"
biçiminde bir yanıt istemek, pek
"pratik" bir tutum gibi
görünmektedir. Gerçekte bu,
saçmadır; böyle bir tutum,
teoride metafizik bir anlayışı
gösterir, pratikte
ise, proletaryanın burjuvazinin
siyasetine boyun eğmesi anlamını
taşır. .. Ama proletarya için
bu istemler, sınıf savaşımının
çıkarlarına bağımlıdır.
Teorik bakımdan, belirli bir
ulusun başka bir ulustan
ayrılmasının ya da bu ulusun bir
başka ulusla eşitliğinin,
burjuva demokratik devrimi
tamamlayıp tamamlamayacağını
önceden kestirmek olanaksızdır.
Her iki halde de
proletarya için önemli olan şey,
kendi sınıfının gelişmesini
güvence altına almaktır.
ÖNCEKİ SAYFA -
DEVAM |