ALINTILAR VE
BAĞLANTILAR IV
ULUSLARIN EŞİTLİĞİ VE ULUSAL
AZINLIĞIN HAKLARI
Ulusların ve dillerin tam
eşitliği propagandası, her
ulusta demokratik ilkelerin
tutarlı olarak uygulanmasından
yana olan öğeleri (yani
yalnızca proleterleri) ,
onları ulusal topluluklarına
göre değil, devletin genel
yapısında derin ve ciddi olumlu
değişiklikleri gerçekleştirme
özlemlerinden ötürü
birleştirerek toplu hale
getirir. Buna karşı, "ulusal
kültür özerkliği" propagandası,
bazı grupların ve kişilerin
dileklerine karşın, ulusları
böler ve gerçekte bir ulusun
işçilerini kendi burjuvazisine
yaklaştırır. LENİN
MERKEZİLEŞME VE ÖZERKLİK
Elbette ki, marksistler
kapitalizmin gelişmesinin
devletlerin olanaklar
ölçüsünde büyük ve olanaklar
ölçüsünde merkezileşmiş
olmasını gerektirdiği gibi basit
bir nedenden ötürü federasyona,
merkeziyetsizliğe karşıdırlar.
Bütün öteki koşullar eşit
olmak kaydıyla, bilinçli
proletarya, her zaman, daha
büyük bir devletten yana
olacaktır. O, her zaman,
ortaçağa özgü özelliğe karşı
olacak ve proletaryanın
burjuvaziye karşı yaygın bir
temel üzerinde gelişebileceği
geniş bir savaşımının
sürdürüldüğü geniş toprakların
olabildiğince en sıkı bir
iktisadi kaynaşmasını her zaman
hoşnutlukla karşılayacaktır.
LENİN
EMPERYALİZM, SOSYALİZM VE EZİLEN
ULUSLARIN KURTULUŞU
...emperyalist sistemde, yalnızca
ulusların kaderlerini tayin
hakkı değil, siyasal
demokrasinin tüm istemleri
ancak kısmen
"gerçekleştirilebilir", ve o
da ancak çarpıtılmış bir
biçimde ve istisnai durumlarda
Bütün devrimci
sosyal-demokratlar tarafından
ileri sürülen, sömürgelerin
derhal bağımsızlığa
kavuşturulması istemi de,
bir dizi devrimler olmadan,
kapitalist düzende
"gerçekleştirilebilir" bir şey
değildir. Ama bundan çıkan
sonuç, sosyal-demokrasinin bütün
bu istemler için derhal
verilmesi gereken en kararlı
savaşımdan vazgeçmesi
gerektiği sonucu değildir
LENİN
ULUSLARIN KADERLERİNİ TAYİN
HAKKı SORUNUNUN PROLETER
DEVRİMCİ SUNULUŞU
ezilen ulusların
sosyalistleri, ezilen ulusun
işçileriyle ezen ulusun
işçilerinin tam ve kayıtsız
şartsız birliğini, örgütsel
birlik dahil olmak üzere,
savunmalı ve uygulamalıdırlar.
Bu olmadan, burjuvazinin
her türden entrikaları,
kalleşlikleri ve hileleri
karşısında proletaryanın
bağımsız siyaseti savunulamaz ve
işçi sınıfı, öteki
ülkelerin işçileriyle sınıf
dayanışmasını gerçekleştiremez.
LENİN
ULUSAL SORUNDA MARKSİST VE
PRUDONCU GÖRÜŞ
Marx, küçük-burjuva
demokratlardan farklı olarak,
istisnasız bütün demokratik
istemleri mutlak bir şey değil,
burjuvazinin güdümündeki halk
yığınlarının feodalizme karşı
savaşımının tarihsel bir ifadesi
saymıştır. Bu istemlerin
içinde bir teki bile
yoktur ki, belirli
koşullar altında burjuvazinin
elinde işçileri aldatmak için
bir araç görevi yerine
getirmesin, getiremesin ve
fiilen getirmiş olmasın.
Siyasal demokrasinin
istemlerinden bir tekini bu
bakımdan ayırdetmek,
özellikle de ulusların
kaderlerini tayin etme hakkını
ele alıp, geri kalan
demokratik istemlerin karşısına
dikmek, teoride temel
bir yanlıştır. Pratikte
proletarya, ancak, cumhuriyet
istemi dahil, tüm demokratik
istemler uğruna savaşmını,
burjuvaziyi devirmeyi amaçlayan
devrimci savaşıma bağımlı
kılarsa, kendi bağımsızlığını
koruyabilir
LENİN
SOSYALİZM VE ULUSLARIN
KADERLERİNİ TAYİN HAKKI
Kapitalist düzende ulusal (ya da
herhangi bir diğer siyasal)
baskıyı ortadan kaldırmak
olanaksızdır, çünkü bunun
için sınıfların ortadan
kaldırılması, yani sosyalizmin
kabul edilmesi gereklidir. Ama
ekonomiye dayanmakla birlikte,
sosyalizmi, yalnızca ekonomiden
ibaret sayamayız. Ulusal
baskıyı ortadan kaldırabilmek
için bir temel (sosyalist
üretim) şarttır, ama bu
temel, aynı zamanda, demokratik
biçimde örgütlendirilmiş bir
devleti, demokratik bir orduyu
vb. taşımalıdır. LENİN
ÖNCEKİ
SAYFA -
DEVAM |